EŞİNİN İHTİYACINI ANLAMAK
Eşim diyet yaptığı bir dönemde sürekli su içiyordu. Ben de onun bir termosa ihtiyacı olduğunu düşünüp doğum gününde güzel bir termos aldım. Hediyeyi verdiğimde yüzündeki ifadeden çok da mutlu olmadığını hemen fark ettim. Açıkçası buna da o an çok bozuldum. Kendi kendime, “Ben onu düşünüyorum, ihtiyacı olduğunu fark edip gidip termos alıyorum, o ise sevinmiyor.” diye düşündüm. Sonra neden hoşuna gitmediğini sordum.
“Ben böyle bir şeye ihtiyaç duymuyorum ki. Üstelik bunu yanımda taşımak hiç hoşuma gitmeyecek.” dedi.
İlk anda biraz bozuldum ama sonra fark ettim ki aslında termosu eşimin ihtiyacına göre değil, benim onun ihtiyacının ne olduğunu düşündüğüme göre almıştım. İlişkilerde de bunu çok sık yapıyoruz. Eşimizi seviyoruz, onun için bir şeyler yapıyoruz, fedakârlık ediyoruz ve doğal olarak bunların karşı tarafta bir karşılığı olmasını bekliyoruz. Sonra eşimiz bizim beklediğimiz kadar mutlu olmadığında ya da verdiğimiz emeğe bizim istediğimiz şekilde karşılık vermediğinde kırılıyoruz.
“Ben senin için bunları yapıyorum ama sen kıymetini bilmiyorsun.” Bu cümleyi birçok evlilikte duymak mümkündür. Fakat burada üzerinde düşünmemiz gereken başka bir soru var:
Ben eşimin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi mi yapıyorum, yoksa onun neye ihtiyacı olduğuna kendi adıma mı karar veriyorum? Bu ikisi birbirinden çok farklıdır. Mesela siz sevginizi ilgi göstererek ifade ediyor olabilirsiniz. Sürekli ararsınız, nerede olduğunu merak edersiniz, onunla vakit geçirmek istersiniz. Sizin için bunlar sevginin göstergesidir. Fakat eşinizin bazen yalnız kalmaya ve kendi alanına ihtiyacı olabilir. Siz “Ben seninle ilgileniyorum.” diye düşünürken o “Bana biraz alan bırakılmasını istiyorum.” diye düşünüyor olabilir. Ya da siz eşinizin yükünü hafifletmek için sürekli onun adına bir şeyleri çözmeye çalışırsınız. Fakat o, çözümden önce anlaşılmaya ihtiyaç duyuyor olabilir. Eve gelip iş yerinde yaşadığı bir problemi anlattığında hemen ne yapması gerektiğini söylemeye başlarsınız. Oysa belki de sizden istediği tek şey, “Bugün gerçekten zorlanmışsın.” demenizdir. İnsan ilişkilerinde iyi niyet çok değerlidir ama tek başına yeterli değildir.
Çünkü sevginin sizin tarafınızdan verilmiş olması kadar, karşı taraf tarafından nasıl algılandığı da önemlidir. Bazen yıllarca eşimize kendi dilimizde sevgi veririz ve sonra onun neden hâlâ eksik hissettiğini anlayamayız. Bir kadın eşinden yıllardır “Bir kere de benimle oturup sohbet et.” diye bekliyor olabilir. Eşi ise bütün gün çalışıp eve para getirmesini sevgisinin en büyük göstergesi olarak görüyordur. Adam kendi açısından haklıdır.
“Ben bu aile için sabahtan akşama kadar çalışıyorum.”
Kadın da kendi açısından haklıdır.
“Ben senden sadece biraz zaman istiyorum.”
Aslında ortada sevgisiz bir evlilik olmayabilir. Sadece iki insan birbirine sevgiyi farklı yerlerden anlatıyor olabilir. Mutlu evliliğin önemli sırlarından biri bana göre tam da burada başlıyor: Eşinizi kendi ihtiyaçlarınız üzerinden değil, onun ihtiyaçları üzerinden tanımaya çalışmak.
Etiketler: mutluevliliginsırrı
Ağustos 11, 2026
Listeye dön